Cumhuriyet Halk Partisi’nde kongre maratonu yaklaşırken, Kocaeli siyasetinde perde arkasında kartlar yeniden karıldı. 19 Ekim’de yapılacak il kongresi öncesi ilk adaylık açıklamasını yapan isim, İzmit Belediye Meclis Üyesi Erdem Arcan oldu.
Adaylığını duyurmadan önce gösterdiği zarafet, siyasette artık unuttuğumuz bir nezaket örneğiydi. Arcan, mevcut İl Başkanı Bülent Sarı’yı makamında ziyaret etti. Sarı da aynı olgunlukla rakibinin açıklamasına katıldı. Sahnede nezaket, saygı ve parti kültürüne yakışan bir tablo vardı.
Ancak işin perde arkasında, bu zarif görüntünün altında derin fay hatları var. Fatma Kaplan Hürriyet’in açıklamaları mevcut yönetimi kamuoyu önünde zor durumda bırakan bir hamle olarak okundu. Açıklamanın Arcan’ın adaylığı öncesine denk gelmesi tesadüf değildi.
Kocaeli siyasetini bilenler için tablo yabancı değil. Bir dönem Sefa Sirmen–Hikmet Erenkaya ekseninde yaşanan gerilim, bugün Harun Özgür Yıldızlı–Fatma Kaplan Hürriyet hattında yeniden sahneleniyor.
Parti içi iktidar mücadelesi yıllardır CHP’nin en büyük handikaplarından biri. Seçim öncesi birbirini yıpratan kadrolar, sandık geldiğinde ‘neden kazanamadık’ diye soruyor. Cevap basit: Enerjilerini rakip partilere değil, birbirlerine harcıyorlar.
CHP demokratik bir partidir; herkes aday olabilir, her fikir özgürce söylenebilir. Ancak Cumhurbaşkanı adayı cezaevindeyken, ülke ekonomik buhran içindeyken örgütlerin koltuk kavgasına düşmesi halka yanlış mesaj verir.
Siyasetin etik kurallarından biri, görevdeki belediye başkanlarının parti içi yarışlarda hakem değil oyuncu olmamasıdır. Bugün belediye başkanları açık açık taraf açıklıyor, aday çıkarıyor, destek bildiriyor. Belediye başkanının görevi hizmet etmek, delegelere yön çizmek değildir.
CHP’nin en büyük problemi dış düşman değil, iç rekabetin dizginlenememesi. Her kongrede aynı hikâye: kırgınlıklar, bölünmeler, kırılan kalpler… Sonuç; birbirini yıpratan bir örgüt, dağılmış motivasyon ve uzaklaşan iktidar hedefi.
Kongre günü yaklaşırken asıl mesele kimin kazanacağı değil, kimlerin kaybetmeden çıkacağı. CHP’nin yüz yıllık çınarına gölge düşüren bu kavgalar ülkenin demokrasi umudunu da zedeliyor. İktidara yürüyen partiler birbirini değil, geleceği tartışır. Sağlıklı ve huzurlu günler dileği ile…
