İzmit’in kalbinden geçen bir yol var: Eski adıyla Yürüyüş Yolu, yeni adıyla Cumhuriyet Bulvarı. Düzenlemenin ardından güvenliği ve estetik görünümüyle daha fazla ilgi gören bulvar, günün her saati yoğun insan akışına sahne oluyor.
Kentin vitrini, İzmit’in can damarı… Çocuk sesleri, esnafın hareketliliği, gece geç saatlere kadar güvenle yürüyen aileler… Hepsi bulvarın güzelliğine güzellik katıyor. Ama o güzelliğin gölgesini düşüren bir ayrıntı var: Çöpler.
Yaklaşık 3 kilometrelik hat boyunca kentin nabzı atıyor. Düzenlemeden sonra özellikle akşam saatlerinde bulvar daha güvenli hale geldi. Aileler çocuklarıyla gönül rahatlığıyla dolaşabiliyor; oyun parkı çocukların cıvıltısıyla doluyor.
Cumhuriyet Bulvarı güzergâhından geçen bisiklet yolu ise ciddi bir sorunla karşı karşıya. Yol kenarındaki çöp konteynerleri sık sık dolup taşıyor. Kötü koku ve görüntü kirliliği bisikletlilerin geçişini de zorlaştırıyor.
Esnafa göre konteyner sayısı yetersiz. Var olanlar günde yalnızca bir kez boşaltılıyor. Oysa yiyecek artıkları nedeniyle kısa sürede dolan konteynerlerin en az iki, bazı günler üç kez boşaltılması gerekiyor.
Dondurma alan, banklarda oturan ya da bisiklet süren vatandaşlar konteynerlerden yayılan koku ve çevresine akan pis sudan etkileniyor. Mesajları net: ‘Cumhuriyet Bulvarı’nın güzelliği çöplerin gölgesinde kalmasın.’
Düşünün; dondurmanızı alıp bankta oturuyorsunuz. Yaz akşamı tatlı bir serinlik… Ama rüzgâr, vanilya kokusunu değil konteynerden sızan pis suyun ağır kokusunu getiriyor. Bu mudur kentin vitrinine yakışan görüntü?
Çöplerin zamanında alınması yalnızca esnaf ve bölge halkı için değil, kente gelen misafirler açısından da önem taşıyor. Vitrin pırıl pırıl olmalı; bizde vitrine konulan şey taşan çöpler.
Buradan Büyükşehir Belediyesi yetkililerine sesleniyorum: Cumhuriyet Bulvarı cazibesini hijyen sorunlarıyla kaybetmemeli. Bu kentin vitrini çöplerin gölgesinde kalmamalı.
