Yeni bir yıla giriyoruz. 2025 kapıda; ama ekonomik koşullar nedeniyle yeni yılın heyecanına ağır bir gölge düşüyor. Açıklanan 22 bin liralık asgari ücret, kira, fatura ve mutfak masrafları karşısında daha cebe girmeden eriyor.

Geçen yıl 320 liraya alınabilen kıyma bugün 500–600 lira bandında. Ekmek, süt, yağ, hatta simit bile dar gelirli için hesap yapılarak alınan ürünlere dönüştü. Emeklinin ne kadar artış alacağı ise hâlâ belirsiz.

Her yıl aynı soruları soruyoruz: Fiyat artışları neden durdurulamıyor, alım gücü neden korunamıyor, ekonomik politikaların yükünü neden hep vatandaş taşıyor? Maaş artarken etiketler çok daha hızlı değişiyor.

Yeni yılda dileğimiz yalnızca sağlık ve huzur değil; insanların temel ihtiyaçlarını korkmadan karşılayabildiği, emeğinin karşılığını aldığı bir düzen. 2025’e hazır mısın Türkiye? Umarım bu kez yeni yıl, zam haberlerinden önce umut getirir.