Bu günlerde şehirde sürekli konuşulan bir konu var.

Kocaeli’de esnaf odaları çevresinde dolaşan sohbetler oldukça farklı. Ben de ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. Nasıl böyle bir şey olabilir ki demiştim.

Bir insan hem bu kentin en önemli kurumlarından birinin başında olacak hem de başka bir kurumun da başına geçecek. Bir koltuğa iki karpuz sığdırmak istemek… Aynı bazı siyasetçilerin her şey olmak istemesi gibi bir durum.

Açıkçası benim kafama yatmıyor. Mesela bir siyasetçi hem meclis üyesi olacak hem de ilçe başkanı olmak isteyecek…

Neden bahsettiğimi hemen anlatayım. Kafede, kuaförde, dükkânda, sanayi sitesinde aynı soru yankılanıyor: Birlik seçimleri yaklaşırken esnafın iradesi mi konuşacak, yoksa başka bir şey mi?

Malumunuz mayıs ayında Kocaeli Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nde seçim var. Kentte 51 oda bulunuyor ve yaklaşık 45-46 bin esnaf bu yapının parçası. Yani mesele yalnızca bir koltuk meselesi değil; on binlerce esnafın temsil edilme biçimi, söz hakkı ve kurumsal güven meselesi.

Bugün Kocaeli’de sohbetlerin en çok döndüğü başlıklardan biri de Kocaeli Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı Faruk Demir’in Birlik başkanlığına adaylığı. Mevcut başkan Kadir Durmuş’un karşısına aday olarak çıkmak istiyor.

Elbette demokratik yapılarda aday olmak herkesin hakkıdır. Farklı isimlerin ortaya çıkması, rekabetin oluşması da doğal bir durumdur. Ancak adaylık sürecinde kulislerde konuşulan bazı başlıklar ister istemez kamuoyunun zihninde soru işaretleri oluşturuyor.

Örneğin esnaf çevrelerinde benimle de paylaşılan ve dile getirilen bir soru var: Kocaeli Esnaf Kefalet Kooperatifi bir kooperatif mantığıyla mı yönetiliyor, yoksa bazı kesimlerde oluşan algıdaki gibi daha dar bir yönetim yapısına mı sahip?

Bu sorunun cevabını elbette kooperatif üyeleri ve resmi kayıtlar verecektir. Ancak şehirde dolaşan sohbetler, bu konunun esnaf arasında zaman zaman gündeme geldiğini gösteriyor. Meslek örgütlerinde algının da en az gerçekler kadar etkili olduğu bilinen bir gerçek.

Bir diğer tartışma ise birlik başkanlığına aday olabilmenin koşullarıyla ilgili.

Bilindiği gibi Kocaeli Esnaf Odaları Birliği başkanı olabilmek için herhangi bir esnaf odasına üye olmak ve o odanın yönetiminde yer almak gerekiyor. Bu noktada Faruk Demir’in Şoförler Odası yönetimi üzerinden adaylık zemini oluşturduğu yönünde bazı değerlendirmeler yapılıyor.

Kulislerde konuşulan bir başka konu ise Şoförler Odası seçimlerinde isminin farklı listelerle ilişkilendirilmesi. Yani her iki adayın da listesinde yer alması. Bu hareket ne kadar doğru, tartışılır. Bunun takdirini esnaf verecek.

Bu konuların doğruluğunu değerlendirmek elbette seçim sürecini yakından takip eden esnaf temsilcilerine düşer. Ancak esnafın konuştuğu tek başlık bu değil.

Bazı esnaflar arasında, seçim atmosferinde kooperatif kredileri üzerinden dolaylı telkinler yapıldığına dair söylentiler zaman zaman gündeme geliyor. Bu tür ifadelerin doğruluğu konusunda kesin bir yargıya varmak mümkün değil. Ancak böyle iddiaların dillendirilmesi bile esnaf dünyasında hassasiyet yaratabiliyor.

Çünkü esnaf için kredi konusu hayati bir mesele. Ve bu konuda en küçük bir gölge bile doğal olarak dikkat çekiyor. Esnafların bana anlattıkları bu şekilde.

Öte yandan bu durumdan rahatsız olanların bana özellikle vurguladığı bir durum da var: ‘Kocaeli’de kredi almak isteyen esnaf yalnızca tek bir kooperatife bağlı değil’ hatırlatması yapıyor.

Yani kentte toplam 9 Esnaf Kefalet Kooperatifi bulunuyor. Bunun yanında Kocaeli Büyükşehir Esnaf Kefalet Kooperatifi de faaliyet gösteriyor. Yani esnafın alternatifleri var.

Dolayısıyla kredi mekanizmasının seçimlerle ilişkilendirildiği yönündeki iddialar hem esnafın onurunu hem de kooperatif sisteminin itibarını zedeleyebilecek nitelikte.

Bu nedenle seçim sürecinde en çok ihtiyaç duyulan şey sağduyu ve şeffaflık.

Çünkü Kocaeli Esnaf Odaları Birliği son yıllarda önemli bir yükseliş yaşadı. Türkiye genelinde bir dönem 54. sırada olan birlik bugün 6. sıraya kadar yükselmiş durumda.

Bu başarı tek bir kişinin değil; yıllardır emek veren oda başkanlarının, yöneticilerin ve en önemlisi esnafın ortak emeğiyle oluştu.

İşte tam da bu yüzden yaklaşan seçimler yalnızca bir yönetim değişimi değil, aynı zamanda bir güven sınavı olacak.

Esnafın beklentisi aslında çok basit: Şeffaflık, eşitlik ve özgür irade.

Hiç kimse krediyle, korkuyla ya da kulis söylentileriyle yönlendirilen bir seçim görmek istemiyor.

Takdir esnafın. Sağlıklı ve huzurlu günler dileği ile…